Yazılar, sayfa 17

Hazır Gıdaya Mı Başladınız?

· Hayat ve Ben · 3 dk okuma

Herşey bundan 2 sene önce Hurricane 50 model scooter almam ile başladı. Doğduğumdan beri yaşadığımız daireden, siteye taşınmıştık. Siteye giriş çıkışlar kontrollü oluyordu ve güvenlik görevlileri daha bizi tanımıyordu. Maksimum 55km yapan motorumla sitenin girişine geldim. Kafamda kaskımla güvenliğin olduğu camekana yanaştım ve bu motor bende olduğu sürece daha çok duyacağım o cümleyi duydum.

“Pizza mı getirdin? Hangi daiereye?”

Arkadaş. Şimdi verilecek tek cevap vardı. Hayır. Fakat bu seferde pizza değilde pide mi getirdin diyecekti? Kısa kestim. “Ben bu sitede oturuyorum”. Bu cevaba da yanıt olarak “Hade Len” olarak gelecekti. Fakat kimin nesiyim bilmedikleri için bişey demediler. Nerde oturduğumu sordualr ve geçiş izni verdiler.

Tamam bir kere bu şekilde bir muamele gördük ama daha dur.

Gözlük alacağım ve bu sebeple göz numaramı ölçtürmek istiyorum. SGK’lıyız ya para vermek istemiyorum. Sonuçta primimiz yatıyor. Sonuna kadar kullanacağım. Ama o zaman sistem tam oturmadığı için vizite kağıdı gerekli. Cuma günü, izinliyim ve vizite kağıdı almak için şirkete gidemiyorum. Başladım teker teker hastaneleri dolaşmaya ve vizite kağıdı olmadan muayne edecek yerlere. Afiyet Hastanesi, Anatolian Göz Hastanesi, Hospitalum, Medicana derken aklıma Dünya Göz Hastanesi geldi Altunizadedeki. Altımda motorumla gittim hastaneye. Otoparka girerken güvenlik durdurdu. “Otoparka girerken güvenlik mi durdurur arkadaş” dedim kendi kendime. Güvenlik:

“Pizza mı getirdin?” diye sordu. Tabi benim sinirim tepeme çıktı. Yok hastayım dedim, kafamı çene eksenimde 45 derece açıyla sağa çevirerek. Geçtim koydum mükemmel motorumu otoparkın en güzel yerine sonra girdim danışmaya. Ordada geçmiyormuş SGK sadece indirim yapıyorlarmış. Peh!

Ve işte Benim Pizzacı olmadığımı kanıtlayan olay 2 gün önce gerçekleşti. Ve bu benim için gurur verici bir olay. Pazartesi akşamı MaAile ablamlara yemeğe gitmeye karar verdik. Ben işten biraz geç geldiğim için Benzinlikten motorumu aldım ve ablamlara doğru yola çıktım. Apartmanın önüne motoruma koydum. Bagajdan aldığım meyve ve pastayı çıkardım. Motorumu kitledim ve o an apartmanın kapısındaki adamla göz göze geldik. Yavaştan hareket ederek adamın gitmesini bekledim. (Bu hareketimin adamı iyicene kıllandırdığını düşünüyorum) Bir elimde poşetler bir elimde kaskım kapıya doğru gittim. Adam içeri girdi ardından ben zile bastım ve kapı hemen açıldı. Adam bu sefer asansöre biniyordu. Ve nezaket gereği kapıyı bana tuttu. Günahını almıyım, hafiften küçümseyen gözlerle bana bakıyordu ve kaçıncı kata çıakcağımı sordu. 2 dedim nazikce 🙂 Bak şu tesadüfe. Adamda 2. kata çıkıyormuş. Her katta 2 daire olduğunu düşünürsek, ya bu adam kurye idi ya da ablamların karşı komşusuydu. Sanırım adamda benim için aynı şeyi düşünmüş. Ama karşı komşu olma ihtimalim olmadan 🙂

Asansör kapısı açıldı. Kalp atışlarım hızlandı. Bu sefer olmasın diye dua ediyordum ama bir yandan da elimde pizza olmadığı için şükrediyordum.

Asansör ikinci kata gelirken her iki dairenin kapısı açılmıştı ve muhabbet ediliyordu. Her iki dairedeki kişiler asansördeki 2 kişiden birinin kim olduğunu biliyordu fakat her ikiside ikinci kişi hakkında yorum yapamıyordu. Ablam benim olduğumu, karşı komşuda eşinin yani bizim tarihe geçecek cümleyi söyleyecek amcayı biliyordu. Fakat karşı komşu beni bilmiyordu, ablamlarda karşı komşudan bi haberdi.

Asansör kapısı açılırken heyecan doruğa çıkmıştı. Asansöre ikinci binen kişi olarak inme önceliği bana aitti ve hemen inerek ablamların tarafına döndüm ve vakit kaybetmeden ayakkabılarımı çıkarmaya çalıştım fakat geç kalmıştım… Olacakları hissetmiştim ama ne yazıkki yetişememiştim… Arkamdan gelen o ses… O korkutucu ses…

“Ne o? Hazır Gıdaya mı başladınız?”

(Bilgi : Ablamların 7 aylık bebeği var ve kendisinin hazır gıdaya başlamış olma ihtimalini sorguluyor kendileri)

İçimdeki o ses “Hayıııııııııııııııııııır!!!” diye hayırkırmak istiyor fakat hala ayakkabılarımı çıkarmaya çalışarak mesaj vermeye çalışıyodum. İlk başta şaşıran ablamlar ne diyeceklerini bilememiş, sonunda ben ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdikten sonra amcamın sessiz harflerle “Kurye değil mi?” sorusundan sonra kahkahayı koy vermişlerdir.

Evet itiraf ediyorum. “Pizzacıyım, Kuryeyim ve Hazır Gıdaya da başladım”

Al bu da Motorum. Tabi arkasında kutusu olanından 🙂

Mortal Kombat Dreamland

· Oyunlar ve Kültür · 1 dk okuma

Rüyanda mı gördün derler ya. Evet arkadaş rüyamda gördüm. Bu gece rüyamda Mortal Kombat gördüm. Hem de piyasada olmayan versiyonu. Oyun şu şekilde. Oyun 2 takım halinde oynanıyor. Karakter seçmekte serbestsin ama Mortal Kombat karakterleri olması gerekiyor. Ben ilk turda Kabal’dım sanırım, 2 oynadığımda Raiden seçmiştim. Online oynanan, 3 boyutlu grafiklere sahip (piyasadaki MMORPG tarzı), deathmatch, tekrar dirilebildiğin maksimum flag tarzı oyunları bulunan, Değişik özel haraketlerin bulunduğu bir oyun.

Oyunun en önemli özelliklerindne bir tanesi Özel Harektler. Tabiki seçtiğini karakterin kendi özel hareketleri mevcut. Raiden’la adamın üstüne 2 geri 1 ileri yaparak (kavşeklaaan diyerek) uçabiliyorsunuz. Ama asıl özel hareketler şu şekilde. Her takımın elinde bir kitap var. Bu kitabın içinde özel hareket listesi var. Mesela diğer takım size doğru koşarak bir yamaçtan geliyor. Siz tam onlar yamaçtan geçerken oraya Fırtına ve yıldırımlar özel hareketini yaptınız kitaptan ya da Uzaylıların saldırmasını istediniz. (Rüyamda uzaylılar saldırdı diğer takıma bende onlara güç veren başka bir özel hareket kullandım. Böyle de saçma bir rüyaydı)

Oyunun en güzel özelliklerinden biri kullanıcının joyistik kullanmıyor oluşu. Tamamen harekete duyarlı bir sistem yapmış adamlar. Mesela elektrik atacaksınız, Aşağı+İleri+AY(LP) diyelim. Sen Eğiliyosun sonra ileri doğru hamle yaparken yumruk atıyosun ve yumruğundan elektrik çıkıyor. Tabi ben rüyamda devamlı Yüksek Yumrukla denediğim için bir türlü elektrik atamadım. Devamlı ordan oraya uçtum.

Diğer bir özellik darbeleri vücudunuzda hissediyor olmanız. Bu belki benim rüyamdan kaynaklanıyor olabilir. Ama özellikle, karşı takımın Taşa dönüşerek yaptığı saldırılarda çok fena dayak yedim ve canım acıdı. Hatta uyandım acıdan diyebilirim.

Son olarak Oyunumuz Multiplayer desteği vermektedir. Yani tüm oyuncularla birlikte, aynı anda herkesele dövüşebildiğiniz, 3 kişi 1 kişiyi kenara sıkıştırabildiğiniz bir Mortal Kombat düşünün.

Evet bu haftaki oyun tanıtımımız burda sona eriyor. Mortal Kombat DreamLAnd, Kolay oynanabilirlik, hissedilen hasarlama modelleri, görsel zenginlik ile bu yılın rüyası seçiliyor.

Vuvuzela Nedir?

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Vuvuzela bazen lepatata diye bazen de Güney Afrika Zurnası diye adlandırılan, Güney Afrika yöresine ait üflemeli bir çalgı, 61 cm boyunda ve 100 gram ağırlığındadır. Herhangi bir tuş veya tonlama deliği fonksiyonuna sahip olmayıp, sadece üfleyen kişinin ritmine bağlı olarak ses çıkarır.

Güçlü bir ciğer ve üfleme yeteneği isteyen Vuvuzela’nın çıkardığı ses sis düdüğü ya da fil sesine benzerdir. Sinek ve arı vızıltısına benzetenler de olmuştur. Vuvuzela toplu olarak çalındığında çıkarmış olduğu ses yaklaşık olarak 135 desibeldir.

.vikipedi.

Vuvuzela denilen alet, ilk başlarda çok zararsız gözüken fakat maçlarda tempolu çalındığında çığırdan çıkaran bir sesli çalgı. Gerçi maçları izleyemiyorum ki. Ne alakası var arkadaş. Kumandanın hakimiyeti tabiki bende.

E3 Başladı

· Oyunlar ve Kültür · 1 dk okuma

Beklenen Fuar E3 Başladı.

E3 Nedir? Yenir Mi?
E³, Electronic Entertainment Expo anlamına gelmektir. İsminden, daha çok elektronik eğlence ürünlerinin tanıtıldığı bir fuar gibi gözükse de, daha çok oyun yapımcılarına ve konsol firmalarına hizmet eden bir fuardır. Eğlence sektörünün başını çeken, tüm dünyada en çok konuşulan ve 1998 yılından beridir, aralıksız olarak her sene yapılan bir organizasyondur. Fuarın şu andaki yapımcısı ise ESA adlı bir ABD şirketidir.

E3’ü canlı izlemeniz için link: http://uk.e3.ign.com/2010/live/index.html

Super Mario Crossover

· Oyunlar ve Kültür · 1 dk okuma

Mario. Oyun oynamayı seven kişiler en azından bir kere Mario ismini duymuş veya Mario oynamıştır. Hadi oynamadınız Tesisatçı Kardeşler gibi bir isimle filmi bile çıkmıştı. Bu oyunu almışlar ve farklı oyunlardaki ana karakterlerle birleştirip yeni bir Mario oyunu yapmışlar. İşin güzel tarafı oynadığınız karakterlerin özelliklerini kullanabiliyorsunuz. Mesela Megamen ile mantar yediğinizde Megamen gibi ateş gücünüzü arttırabiliyor, Conan ile oynadığınızda istediğiniz yöne ateş edebiliyorsunuz. Her turu farklı bir karakterle oynayabiliyorsunuz. Güzel olmuş açıkçası 🙂

http://www.newgrounds.com/portal/view/534416