Sabri Suyunu — Yazılar

UMUT

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Umut biten bişey midir?

Bekledikçe azalır mı?

Bakışlarda mı ararız umudu yoksa sözlerde mi?

Ne düşünyordur şimdi tek başına?

Kurtuldum sonunda mı diyordur ?

Yoksa üzülüyor mudur bizim üzüldüğümüzü düşündükçe?

Acıyor mudur ciğerleri nefes aldıkça?

Hatırlıyor mudur bizi, arkadaşlarını, akrabalarını?

Var mıdır pişmanlığı?

Özlüyor mudur?

Ben özlüyorum.

Babam

20.01.2026

Hello Again!

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Bundan tam 1 sene önce bir gün kafam atmıştı ve blogumu kapatmıştım. Yazıların yedeğini almıştım ve tarihin tozlu sayfalarına koymuştum. suyunu.medium.com adresi üzerinden yazılarımı yayınlamaya başlamıştım. Kurumsal yazıların oradan yayınlanmasında bence sıkıntı yok ama kişisel yazılarımın orada olması beni çok memnun etmiyordu ve artık yazmak istemiyordum. Peki neden tekrar blogumu açtım.

Bugün red-circle etkinliğinde konuşmacıydım. Bu konuşmada blog yazmamın hayatıma olumlu etkisini de anlatmak istedim. Fakat blogum olmadan bunu yapmam çok anlamsız geliyordu. Bu sebeple uzun bir çalışma sonrasında blogu tekrar aktif hale getirdim.

Blogu tekrar hayata geçirirken tüm yazıları okuma fırsatım oldu. Açıkçası, unuttuğum bir çok şeyi hatırlama fırsatım oldu. Vay be dedim. Ben balık hafızalı bir insanım. Bu blog sayesinde ben anılarımı biriktirmişim, iş ile ilgili önemli yazılar yazmışım, insanların sorularını yanıtlamışım.

Blogumda şu yazıları okuyunca tekrar şaşırdım ve mutlu oldum. Tekrar açılışın şerefine işte geçmişten bugüne unutulan yazılar.

İş Yazıları

LC Waikiki’ye Veda Ederken – Sabri Suyunu

Ne İş Yapıyorum – Big Data ve Machine Learning – Bölüm 2 – Sabri Suyunu

Kurumsallık Hakkında – Sabri Suyunu

Kullanıcı, Yazılım Uzmanı, İş Analisti, İş Zekası Uzmanı ve İş Analitiği Uzmanı – Sabri Suyunu

Durumsal Liderlik Hakkında Özlü Bir Yazı – Sabri Suyunu

İşe Nasıl Girdim? LC Waikiki Maceram – Sabri Suyunu

Şoförler, Arabalar ve Yollar – Burak Günbal – Sabri Suyunu

Garip Olaylar

31.01.2017 – 01:30 – Sabri Suyunu

Bir Doğum Günü Altı Pasta Beş Kutlama – Sabri Suyunu

Toka(t)a(t-k)ıyorum – Sabri Suyunu

Hazır Gıdaya Mı Başladınız? – Sabri Suyunu

Yanında İşaret Fişeği Taşımak – Bölüm 1 – Sabri Suyunu

Yanında İşaret Fişeği Taşımak – Bölüm 2 – Sabri Suyunu

Tekrar burada olmak çok güzel. Eskiden sabri.suyunu.com adresinden hizmet veriyordum. Fakat artık, suyunu.com olarak devam edeceğiz. Neden diye sorma 🙂 Görüşmek üzere

Sabri

Lumtify — Mutlu Çalışmak Mümkün Mü?

· Lumtify · 5 dk okuma

Neden yaşıyoruz ve neden çalışıyoruz? İki zor soru. Birinci soru hem konumuz değil, hem cevabı zor, hem de cevabı kişiden kişiye çok farklılık gösterecektir. Fakat ikinci soruyu cevaplamaya çalışalım.

Neden çalışıyoruz?

Maddi ihtiyaçlarını karşılamak, yaşam standartlarını yükseltmek, hedeflere ulaşmak, topluma katkı sağlamak, sosyal ilişkiler kurmak gibi liste uzayıp gider. Peki mutlu çalışmak mümkün mü?

Şimdi çevremizdeki çalışan 5 arkadaşımıza şunu soralım. Çalıştığın işinde mutlu musun? Ya da çalıştığın işindeki mutluluğunu 1 ile 10 arasında puanlar mısın? (Eğer gerçekten sorarsanız yorumlara ortalamayı yazarsanız çok süper olur. Soramasanız da düşünmeniz yeterli)

12 sene kurumsal hayat (5 farklı şirket), 5 sene danışmanlık alanında (13 farklı şirket) çalışmış biri olarak bu yazıyı yazma cüretini kendimde görüyorum.

Mutlu çalışmak mümkün mü?

Bence hayır. Yani, çok mümkün değil. Diyebilirsiniz ki, “Ben şu anda çalıştığım şirkette çok mutluyum.” Evet, şu anda çok mutlu olabilirsiniz. İşinizi çok seviyor olabilirsiniz. Kariyerinizin zirvesinde olabilirsiniz. İşe koşarak gidiyor olabilirsiniz. Fakat Çalışmak ve Mutluluk mıknatısın iki kutbu gibi. Birbirine çok yakın olmasına rağmen, birbirlerini iten iki kavram olarak bir çelişki oluşturuyor. Mutluluğunuz bir illüzyondan ibaret olabilir. Ünlü düşünür Steve Jobs ne demiş?

Yani Sabri ne demek istiyorsun? Mutlu çalışmak gerçekten mümkün değil mi? Aslında demek istediğim şu: Çalışmak ve mutlu olmak iki ayrı kavram. Her çalışan mutlu olmak zorunda değildir. Mutlu olan insan da çalıştığı için mutlu olmayabilir. Çalışırken mutlu olmak zorunda olduğumuzu bir kenara bırakalım diyorum.

Kısa bir liste

Şimdi hepimiz işi gücü bırakıp kendimizi mutlu hissettiğimiz aktivitelerin listesini yapalım. İş yerine gidip çalışmayı ya da Teams’de toplantı yapmayı kaçıncı sıraya koyarsınız? Sabah 06:12’de karanlıkta servis beklemeyi ilk 3’e koyacak kaç kişi vardır? Ben kendi listemin ilk 5’ini buraya yazayım.

  • Ailece arabayla uzun yol yapmak
  • Lezzetli bir yemek keşfetmek için farklı bir şehre gitmek
  • Motosiklete binmek
  • Kayak yapmak
  • Anime izlemek

Not: Mutsuz olduğun anların listesini yapmak kolayken mutlu olduğun anların listesini yapmak ne kadar zormuş 🙂

Fark ettiyseniz, mutlu olduğum anları yaşamak için iki şeye ihtiyacım var. Bir Para, İki Zaman. (Benim için zaman = para olduğunu düşünürsek, ikisi de para oluyor) Peki ben para kazanmak için ne yapmam gerekiyor. Çalışmam gerekiyor. Mutlu çalışabilir miyim? (Yeter ya sorma artık şu soruyu anladık. Mutlu çalışmak diye bir şey yok. Soktun bir döngüye. Ver artık şu hayatın sırrını da çıkıp gidelim bu sayfadan)

Formül

Evet beklenen an geldi. Mutlu çalışmak yok dedik. Peki ne var? Keyifli çalışmak. Şimdi de size keyifli çalışmanın formülünü veriyorum. (Çalışmamak diye kötü bir espri yapmayacağım)

Keyifli Çalışmak = Güven + Şeffaflık + Açık İletişim + Mahremiyet + Sevgi + Saygı

Bu kadar basit mi? Evet basit. Bir kaç madde daha ekleyecektim ama alt satıra geçtiği için eklemedim. Tek satırda vurucu olsun diye bunları yazdım. Peki bunu size kanıtlayabilir miyim? Bilmiyorum ama deneyebilirim.

Tecrübe

LC Waikiki’de çalışırken, kariyerimin 5. senesinde müdürlük görevine getirildim. 4 kişilik bir ekiptik. Ben, Yavuz, Gözde ve Besim. Farklı firmalarda bir çok ekip arkadaşıma yöneticilik yapma şansı buldum. (Şimdi de Ahmet, Hasan ve Burak var) Yöneticilik kariyerim boyunca “Mutlu Çalışmanın” formülünü aradım durdum. Hem mutsuz çalışanları gözlemledim ve konuştum hem de ekip üzerinde deneyler yaparak doğru formülü oluşturmaya çalıştım.

Şunu en başta kabul etmek gerekiyor. Her insan şahsına münhasırdır. Motivasyon kaynağı, iletişim kanalı, samimiyet derecesi, çalışma şekli, anlama süresi, davranışsal yetkinlikleri, teknik yetkinlikleri, duygusal zekası. Bunların hepsi farklılık gösterir. Eğer mevcut bir ekibin yöneticiliğine getirilmişseniz, bunların hepsini aynı potada eritmeniz gerçekten zor olacaktır. Ama yeni bir ekip kuruyorsanız, nasıl bir ekip kuracağınıza karar vermeniz ve buna göre işe alımlarınızı düzenlemeniz gerekecektir. Benim için bir tane öncelik vardı. Diğer tüm değişkenler sonra geliyordu. Birinci önceliğim “Uyum”du. Uyumlu olduktan sonra diğer teknik ve davranışsal yetkinlikleri inceliyordum. Bunu bazen başardım bazen de başaramadım. Ekip içinde uyum olduktan sonra üzerine mutluluk taşları ile ideale yakın bir sistem inşa edebiliyorsunuz.

Sonuç olarak, bir çalışan olarak şunu bekliyoruz: İnsan yerine koymak, saygı görmek, takdir edilmek, ima edilmeden açık bir iletişim kullanılması, empati yapılması, geri bildirim verilmesi, gelişimimize önem verilmesi ve güvenilmek istiyoruz. Bunlar olduktan sonra mutlu olup olmamanın bir anlamı yok. Bunlar olması gereken minimum gereksinimler zaten. Bunlar ekstra değil. Bunun üzerinde olanlar belki ekstra olur. Bunlar olduğunda mutsuz olmayız, keyifli çalışırız ve bu da bize yeter.

Peki Sen?

Deminden beri mutluluk deyip duruyorsun. Peki Lumtify’daki arkadaşların mutlu mu? (Bana ne soruyorsunuz gidip onlara sorsanıza) Eylül ayında birlikte çalışmaya başladığımız zaman oturduk konuştuk. Birbirimizden beklentilerimizi uzun uzun anlattık. Yaşadığımız iyi ve kötü tecrübeleri aktardık. Ne olması ve ne olmaması gerektiğini anlattık. İyi bir iş neye benzer, iyi bir çalışma ortamı nedir, iyi bir ekip nasıl olmalı bunları belirledik. Ardından bunları yazdık ve bir manifesto oluşturduk. Aşağıda Lumtify’ın Keyifli Çalışma Manifestosu’nu okuyabilirsiniz. Ekip olarak 1 seneye yaklaşırken, manifestomuzu uyguladığımızı bilmek beni mutlu ediyor.

Ekip arkadaşlarımla birlikte çalıştığım için mutluyum. Kendimle çelişmiyorum. Çalışmak zorunda olduğum bir dünyada, en mutlu olduğum yerde çalışmayı tercih ediyorum. Burak, Ahmet ve Hasan’a teşekkür ediyorum. Yaptığım işi ve ekip arkadaşlarımla birlikte çalışmak beni mutlu ediyor. Var mı bir itirazı olan?

Lumtify Keyifli Çalışma Manifestosu

  • Şirketimiz bir aile değildir. Ekipteki herkes iyi arkadaştır. İyi günde, kötü günde birbirimizi kollarız.
  • Açık ve şeffaf bir iletişim kurarız. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten çekinmeyiz.
  • Birbirimize geri bildirim veririz. Güçlü ve gelişime açık alanlarımızı birbirimize söyleriz.
  • Rahat ve güvenli bir çalışma ortamımız vardır.
  • Çalışma saatlerini kendimiz belirleriz.
  • İzin almayız, haber veririz.
  • Gelişimimize önem veririz. Hem teknik hem de sosyal gelişim alanlarımızı sürekli geliştiririz.
  • Tatilde tatil yaparız.
  • Çalışma ortamımızı eğlenceli hale getiririz.
  • Başarıyı takdir ederiz.
  • Başarısızlıktan ders alırız.
  • Birlikte Sosyalleşmekten zevk alırız.
  • Şirket kararlarını istişare ederiz, birlikte karar veririz.
  • Özel hayatımız bizi ilgilendirir.
  • Din, dil, ırk, hayat görüşümüz bizi bağlar. Herkesin hayatına kimse karışamaz.

Bonus 1

Her yazının sonuna bir bonus koymayı adet edindim. Kariyerimin ilk yıllarında dinlediğim ve iş hayatını anlatan bir şarkı ile yazıya son veriyorum. İyi dinlemeler.

Bonus 2

Şirketlerde teknik yetkinlik kadar kültür oluşturmanın önemini anlatan, Delivering Happiness: Tony Hsieh — Mutluluk Dağıtmak kitabını okumanızı öneririm.

Lumtify ve Öğrenci Organizasyonları

· Lumtify · 7 dk okuma

Beni bilen bilir. Konuşmayı çok severim. Çocukken az konuştuğum için şimdi çok konuşuyorum diye düşünürdüm ama öyle değilmiş. Çocukken de çok konuşurmuşum. Bildiklerimi anlatmayı, aktarmayı bir görev olarak görürüm. Hatta çok sevdiğim bir söz vardır. Bu anlattıklarımın “Bilginin zekatı” olduğunu düşünürüm.

Bugüne kadar çalıştığım kurumlar vesilesi ile bir çok organizasyonda konuşma fırsatım olmuştu. Özellikle üniversitelerin tüm çağrılarına ekiplerimle birlikte, elimizden geldiğince katılmıştık ve yaptığımız işleri anlatmıştık. Güzel günlerdi.

Lumtify kurulduktan sonra, danışmanlık alanında hizmet verdiğimiz için bu konuşmalar doğal olarak azaldı. Doğal olarak azaldı dememin sebebi aslında teknik bir konu. Üniversteler ya da ulusal konferanslar genelde kurumsal firmaları konuşmacı olarak çağırıyorlar. Çünkü bir danışmanlık şirketinin gelip ürünlerini ya da hizmetlerini anlatması istenen bir durum değildir.

Üniversite organizasyonlarının bir kaç öncelikli amacı olur.

  • Üniversitede öğrenilen bilgilerin gerçek hayattaki kullanım alanlarının gösterilmesi
  • Öğrencilere staj ve çalışma imkanının sunulması
  • Network oluşturarak, sektöredeki kişilerle öğrencilerin tanışması.

Büyük bir firma değilseniz ve hizmet sektöründeyseniz, sadece ilk maddeyi kısmen kapsayabiliyorsunuz. Çünkü siz hizmet verdiğiniz firmaların verileri ile çalıştığınız için aslında sizin yaptığınız tüm işler hizmet verdiğiniz firmaya ait oluyor.

Bu sebeple, özel davet eden kurum ve kişiler dışında ne yazık ki konuşma fırsatımız çok olmadı. Lumtify kurulduğundan bugüne kadar, yukarıda yazdığım sebeplerden dolayı sadece 3 organizasyona katılma fırsatımız oldu. Bu yazıda bu organizasyonlardan bahsedeceğim.

Organizasyonlara geçmeden önce şunu da belirtmek isterim ki, bugünden itibaren üniversitelerde konuşma yapmak ve organizasyonlara katılmak için tekrar sahalara dönmeyi hedefliyoruz. Veriler çalıştığımız kurumlara ait olsa da bilgimizi aktarmak için üniversitelerle tekrar çalışmaya hazırız.

Tech’22 — Üsküdar Üniversitesi

Üsküdar Üniversitesi ile en büyük ortak özelliğimiz, Üsküdarlıyız. Doğma büyüme Üsküdarlı birisi olarak, Üsküdar ismi geçen her şeye ciddi bir yakınlık hissediyorum.

2022 yılının Nisan ayında, Üsküdar Üniversitesi Teknoloji Kulübünden bir davet mesajı aldım. 22–23 Mayıs 2022 tarihinde gerçkeleşecek olan Tech’22 Zirvesinde konuşma yapmam için davet edilmiştim. Uzun bir aradan sonra bir üniversiteden davet almak benim için çok değerliydi. Bir çok harika konuşmacı ile aynı sahneyi paylaşarak sunumumu gerçekleştirdim.

Microsoft, Google, Turkcell, Huawei ve bir çok büyük teknoloji firmalarının katıldığı bu güzel organizasyonda Lumtify olarak “Son Veri Bükücünün Kariyer Yolculuğunu” anlattım. Tekrar öğrencilerle birlikte olmak çok güze hissttirdi. Teşekkürler Üsküdar Üniversitesi.

DAN 102 Girişimcilik ve Kariyer Danışmanlığı Dersi — İTÜ

İstanbul Teknik Üniversitesi — Endüstri Mühendisliği bölümü başkan yardımcısı Ömer Faruk Beyca hocam eski bir arkadaşım. Bölüm derslerinden biri olan DAN 102 Girişimcilik ve Kariyer Danışmanlığı Dersine beni konuk olarak çağırdı. Yarım saatlik süre içerisinde, kariyer yolculuğumu anlattım. Bir endüstri mühendisi olarak bugüne kadar neler yaptığımı, hangi projelerle uğraştığımı ve sonunda bugüne nasıl geldiğimi yarım saate sığdırmaya çalıştım. Bu dersin sonunda, çok güzel mesajlar aldım ve yeni öğrenci arkadaşlarla tanışma fıratım oldu. Hatta ve hatta bir öğrenci arkadaş, bugüne kadar gördüğüm en iyi niyet mektubu ile Lumtify’a iş başvurusunda bulundu.

Neden en iyi? Hem kendini çok iyi ifade etmiş, hem beni hem de Lumtify’ı çok iyi araştırarak bu niyet mektubunu yazmış. Örnek olması açısından aşağıda bu mektubu yayınlıyorum. Bir firmaya başvururken, o firmayı ve başvurduğunuz kişiyi araştırıp, başvurunuza özel bir içerik ile hazırlarsanız mutlaka bir şekilde geri dönüş alabilirsiniz.

Greetings Dear Sorcerer,

Here is my party request as a Rogue:

In the vast and complex world of data realms, while decisions becoming
Holy Grail , I come before you as a rogue equipped with a diverse
array of tools and skills, ready to embark on daring quests alongside
your esteemed party. With a keen belief in my dexterity and agility
stats, I am confident that my inventory has essentials to support your
work.
My Inventory holds:
— Python (A Big stack of Python, a very big one)
— Data Analysis (a little field experience with a theoretical
certificate from Google)
— Gurobi, Cplex (not that confident about them, yet very familiar)
— Heuristics (with TSP applications, would love to share my repos with you!)
— Machine Learning (reading lots of sklearn documentations)
— Visualization (fancy dashboards with tableau)
— And lots of Passion with Hard Work scrolls (essential)
— 9k hours of ARPG Experience (since 2010)
— and more assets …

In my ongoing experience at an HR Tech/Consultancy firm, I had the
chance to dive deep into data analysis while working on various
business development tasks. It was like being the go-to person at a
party, sorting through messy data and learning a ton along the way.
Faced many challenges and every challenge taught me something new,
like how to handle tricky data or solve tough problems. It was like a
crash course in data analysis.

After your presentation at ITU got really curious about and I dove in
to your website and GitHub repos, and I gotta say, I loved what I see.
Your company seems like the kind of place where cool things are
happening. I didn’t come across any job postings, but as I went
through, I got the feeling that your team could use someone like me
and I could get my hands on valuable field experience. I’m always up
for learning new stuff and seeing where it leads. I’m all about data,
and it seems like you’re into that too. I’d be more than happy to even
meet with you, maybe schedule an online meeting and chat about whole
business intelligence scene. As you mentioned on your LinkedIn post,
Voltron takes 5 to complete.

Thanks in advance for your answer.

Veri Analizi ve Veri Görselleştirme Dersi — Medeniyet Üniversitesi

2024 senesinin en güzel olaylarından biri de, Medeniyet Üniversitesi’nde Bilgi ve Belge Yönetimi bölümünün Veri Analizi ve Veri Görselleştirme Dersinde dönem boyunca konuk anlatıcı olmamız sanırım. Öğretim üyesi arkadaşım Esra’nın daveti ile bu 2023–2024 bahar döneminde bu dersi, ben ve ekibim birlikte anlatıyoruz. Bu yazıyı yazarken 6. dersi tamamladık ve vize sınavı öncesinde son değerlendirmelerimizi yaptık. (Bu yazı yayınlandığında ise final sınavı ile döneme noktayı koymuştuk 🙂 )

Öğrenci arkadaşların derse katılımı (hayır tabiki devamlılık zorunluğu olduğu için değil benim için geliyorlar), derse katkısı ve enerjileri ile çok güzel ilerliyoruz. Bugüne kadar, Veri, veri kaynakları, veri analizi, veri analitiği, veri modelleri, temel istatistik, veri analizinde istatistiğin önemi, uygulamalı veri analizi gibi bir çok konuya değindik. İş tecrübeleri ile de bu anlatılanlar birleşince çok güzel bir içerik ortaya çıktı. Ekibimden Hasan’ın “Veri Görselleştirme” dersleri ile dönemi tamamlamış olduk.

Davetinden dolayı Esra Karayel Muhacir’e teşekkürlerimi sunuyorum.

İTÜ Endüstri Mühendisliği Lisans Bitirme Tasarım Projesi Jurisi

Bugün, İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka kampüsündeydim. Ömer Faruk hocamın daveti ile, Lisans Bitirme Tasarım Projelerini değerlendirmek için dışardan juri olarak görev aldım. Benim katıldığım seansda 4 proje değerlendirildi. Genç ve tutkulu arkadaşlar, projelerini kısıtlı süre içerisinde sunmaya çalıştılar. Üç değerli hocamıza ben de eşlik ederek projeleri değerlendirdim.

“Dersler öğretiyor, projeler ise evrim geçirtiyor”

Projelerinde güzel ve zor bir problem bulmuş, problemin çözümü için zaman harcamış ve sınırlarını zorlamış öğrencilerin, bilgi anlamında evrim geçirdiklerine şahit oldum. Sadece üniversitede öğrendikleri bilgilerle kalmayıp, üstüne de koyarak çok farklı projeler hatta ürünler ortaya çıkarmışlar.

Teknik bir konuyu sunan Mühendis arkadaşlara naçizane bir kaç tavsiyem olacak.

  • Sunuma başlarken kendini tanıtma, projenin ne olduğunu ve neyi başarmayı hedeflediklerini belirtme, sunumun ne kadar süreceğini söylemek, ajandanın ne olduğunu sunuma eklemek dinleyicilere güven verecektir.
  • 1 sene üzerinde çalıştığınız bir projeyi 20 dakikada anlatacaksanız, 20 dakikalık sunum için de en az 1 hafta hazırlanmanız gerekebilir.
  • Sunumda verimlilik, görsel — yazı oranı, gelecek soruların tahmin edilmesi ve sunumda yer verilmesi, giriş gelişme sonuç kurgusu sizin elinizi kuvvetlendirecektir.
  • Sunum sonunda eğer bir demonuz varsa bunun anlatılması da tadından yenmeyecek bir hale getirecektir.

Sunumların hepsinin içerikleri başarılıydı. Bazıları çok çok başarılıydı. Her bir öğrencinin potansiyeli olduğunu ve emek verilirse bu potansiyelin daha fazlasının ortaya çıkacağını gösteren bir gün oldu benim için.

Beni davet eden Ömer Faruk hocama, bugün tanıştığım tüm hocalarıma ve sunum yapan tüm öğrencilere teşekkür ediyorum. Gerçekten çok keyifli bir gündü.

Son Sözler

Bir yazının daha sonuna geldik. 2024 itibari ile 40 yaşını doldurumuş bulunuyorum. 40! Söylemesi de zor, inanması da zor. Hala şaşkınlıklar içerisindeyim. 20 seneye yakın iş tecrübesini sadece kendime ayırarak bu dünyadan göçmemek lazım. STK’larda, üniversitelerde, liselerde, dijital mecralarda bildiklerimizi anlatarak örnek olmalıyız. Lumtify olarak da buna inanıyoruz ve gelecekte de buna uygun olarak yerimizi almak için çabalamaya devam edeceğiz 🙂

Lumtify Ne Demek?

· Lumtify · 2 dk okuma

2015 yılıydı. Türkiye’nin en zeki ve başarılı 7 kişisiyle bir oyun girişimimiz vardı. “Birink” adlı bir marka kurmuştuk. Bu firmanın altında 3 farklı oluşumumuz vardı. “Happuu”, “Ebete” ve “Lumtify”. Happuu ve Ebete çocuk oyunları ile ilgili olacaktı. Lumtify ile de teknoloji alanında ilerleyecektik. Haftada bir toplanıp Osmanbey’deki ofisimizde oyun geliştiriyorduk. Ben ve Ahmet dışındaki 5 kişi, ÖSS’de ilk 1000’e girmiş canavarlardan oluşuyordu. İlk oyunumuzu geliştirmiştik fakat ekipteki kişiler farklı yollardan gitmek istediği için dağıldık. (Oyun hiç bir zaman markette yayınlanmadı. Fakat bizim için harika bir tecrübe ve anı olarak kaldı)

Lumtify ismini Burak (kardeşim) bulmuştu. sonu “fy” ile biten markalar henüz yeni popüler olmaya başlıyordu. Neden Lumtify olduğunu sorduğumuzda bize şu şekilde açıkladı:

Let Us Make Things Intelligent For You

Evet söylemesi zordu. Lumtifi diye okunacağını tahmin ediyorduk ama çok hoşumuza gitmişti. Böylece Lumtify kurulmuş oldu.

Ekip dağıldıktan sonra, Lumtify’ın ne olacağını konuştuk. Ekipten izin alarak bu markanın haklarını almak istediğimi söyledim. Oy birliği ile kabul edildi ve Lumtify 2019 yılına kadar derin bir uykuya daldı.

Son çalıştığım kurum olan Koton’dan ayrılmaya karar verdiğimde, kendi şirketimi kurmaya karar verdim. Şirket için yeni bir isim aradım. Analything ismini kullacaktım ama söylemesi zordu. Peki Suyunu olamaz mıydı? Yok olamazdı. Soyadımı seviyordum ama olamayacağını siz de kabul ediyorsunuz di mi? Tozlu rafların arasında Lumtify’ı çıkardım. Ve böylece Lumtify derin uykusundan uyandı ve yolculuğuna başladı.

Birink’in tüm kurucuları ile hala görüşüyoruz. Hepsi pırlanta gibi çocuklar. İyi ki birlikte çalışmışız ve iyi ki Birink’i kurmuşuz. Bugün Birink olmasaydı belki Lumtify olmazdı 🙂

Bonus

Bonus 1: Birink, dağılmadan hemen önce bir oyun firması tarafından satın alınmak istenmişti. Fakat ekip ayrılma kararı verildiği için bu satış gerçekleşmedi. Düşünüyorum da, 2015’de oyun alanında devam etseydik bugün nasıl bir hayatımız olurdu?

Bonus 2: Birink ekibindeki arkadaşlar bugün neredeler: Nvidia, Cern, Wisconsin, Qualcom ve Lumtify. Sanırım dağılarak herkes doğru kararı vermiş 🙂