Yazılar, sayfa 19

Sosyal Ağların Tehlikeleri – MySpace

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Yahoyt.com adresinde çıkan bir habere göre, MySpace üyelerine ait kullanıcı bilgilerini parayı verene satmaya başlamış. Şimdi akıllara şu soru geliyor. Böyle bir şeyi yapmaya hakları var mı? Ne yazıkki var. Çoğumuzun kayıt olurken Tamam diyerek geçiştiği kullanıcı sözleşmesine göre, siteye girilen tüm bilgiler Myspace’e ait oluyor. Bu yüzden kullanıcılarında hiç bir hukuki hakkı kalmıyor.

Kişisel bilgilerin içinde kullanıcılarına ait fotoğraflar, kişisel blog bilgileri, şehir, durum ve kişi hakkındaki görüşler var ve bunlar satış, pazarlama ve anket şirketlerine satılmaya başlandı. Hatta ilk müşteride InfoChims adlı bir firma.

Sosyal ağlar, facebook, myspace, twitter vs. Attığımız her adımdan haberdarlar. Bu bir tehlike değil midir?

Baba ve Çocuk

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Baba dediğin, çocuğunu korumak için her şeyi yapmalıdır.
Baba dediğin çocuğu çağırdı mı iki eli kanda olsa gitmelidir.
Baba dediğin zor zamanında kucaklar çocuğunu
Çünkü baba ile çocuk emanettir birbirine tanrıdan.
Anne dediğin çocuğa hayat verir.
Sonra çocuk küçük elleriyle tutar
babanın ellerini ve çocuk babaya hayat verir.
Babanın gücünün sonudur çocuk.
Her şey unutulur onun için çokcana.
Babanın günahlarının toplamıdır çocuk.
Onun yerine yanar çok cana ateşte.
Babanın olamadığı her şeydir çocuk.
Onun umutları yaşar çok cana içinde.
Babanın yalanıdır çocuk sonunda ortaya çıkmış.
Çocuk babanın kanayan elidir çocuk
Çocuk babanın akmayan gözyaşlarıdır
Çocuk babanın sakladığı sevgisidir
Babanın yumuşak derisi, içinde atan kalbidir çocuk
Çocuğun babasını hedefleyen çocuğuna sallamalıdır kılıcı
Çocuk, babanın emaneti çocuk
Babanın kaybedemeyeceği tek şeydir çocuk

İş Zekası Uzmanı?

· İş Hayatı · 1 dk okuma

Yeni bir diyalog…

-Ne iş yapıyorsun?
-İş Zekası Uzmanıyım.
-Ne o sistem analistiydin. Şimdi zeki mi oldun?
-?!’^+%&/

Ne Kola Ne Pepsi

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Evet yanlış duymadınız. Ne Kola Ne Pepsi Sadece YediGün.

Bitiyor. Şimdi askerliğin son günlerini yaşıyorum. Haftaya perşembe inşallah İstanbuldayım. Eski şirketimde tekrar göreve başlamak üzere sözlü bir anlaşma yaptık. Geri döndüğümüzde daha büyük projeler üzerinde çalışacağımızın kokusunu alıyorum. Bu aralar Veri Madenciliği konusunda kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Şafak Sıkıştırıyor.

İstanbul bekle beni…

Dost’tan Aruz

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Durmuyormuş mazinin ezvakı göçmüş yokluğa
Bak muhabbet kaldı dostun siretinden yadigar.
(failatün failatün failatün failün)

mazi:geçmiş
ezvak:zevk

Kendisinin Aruz ölçüsüyle yazdığı ilk beyit olması ve buna muhattap olmak beni çok mutlu etti. Teşekkürler Dost…

Aruz ölçüsü, nazımda uzun veya kısa, kapalı ya da açık hecelerin belli bir düzene göre sıralanarak ahengin sağlandığı ölçü. Sözlük anlamları ‘yön’, ‘yan’, ‘bölge’, ‘bulut’, ‘keçi yolu’, ‘deli’, ‘sarhoş deve’, ‘çadırın orta direği’, ‘karşılaştırılan’, ‘ölçü olan şey’ gibi çeşitlidir. Edebi kavram olarak, bu anlamlardan hangisine dayandığı tam olarak bilinmemektedir. Develerin yürüyüşünden, demircilerin sistematik çekiç vuruşundan veya çamaşırcı kadınların tokmak seslerinden çıktığı görüşleri vardır. Bir çadırı direğin ayakta tutması gibi, divan şiiirini ayakta tutan en büyük unsurun aruz olduğu düşünülür. Aruz bilimini bir öğreti biçiminde ilk olarak ortaya koyan ünlü Arap dilcisi İmam Halil bin Ahmed’dir. Aruz ölçüsü, Arap, Türk, Fars, Afgan, Pakistan ve kısmen Hint edebiyatında kullanılmaktadır.

Aruz hecelerin sayısını değil, şeklini esas alır. Aruzla yazılmış şiirlerde, her bir mısranın heceleri, diğer mısraların aynı hizadaki heceleriyle aynı açıklık(kısalık) ve kapalılık(uzunluk) noktasında birbirlerine denktir. Açık(kısa) hece ( . ) işaretiyle; kapalı(uzun) hece (-) işaretiyle gösterilir. Ayrıca med’li adı verilen, bir buçuk hece değerinde ( .- )işaretiyle gösterilen hece değeri de dört sesten oluşan heceler için kullanılır.