Yazılar, sayfa 9

Benzin İstasyonu Projeleri – Eski Yazı

· İş Hayatı · 1 dk okuma

İş tecrübeme yazmasam da, Enerji sektöründe daha doğrusu bu işin sahası kabul edilen Benzin İstasyonunda hatırı sayılır bir tecrübem vardır. Bir benzin istasyonunda yapabileceğiniz tüm işleri yaptım diyebilirim. Sıralayacak olursak, Cam Silme, Yağ Görevlisi, Yıkamacı, Pompacı, Market görevlisi, Muhasebeci ve Müdür. Tüm aşamalardan geçtiğim bu sektörde aklımda her zaman olan bazı projeler var. Bunlar gelişmeye açık projeler ve kendi işimden vakit bulsam kişisel gelişim olarak bir uygulama alanı olarak kullanmak istiyorum. Ama iş gücümün tamamını çalıştığım işim aldığı için düşünemiyorum bile.

İşte projelerim.

  1. Günlük, Haftalık, Aylık, Yıllık olarak, Tutar, Litre ve Araba bazında tahminin yapılması
  2. Market satışlarının tahminin yapılması
  3. Market kritik stoklarında uyarıların verilmesi
  4. Market satış kaybı hesabı
  5. Market satışlarının tahmin modelinin kurulması
  6. Tahminler ile Tanker yollama zamanları
  7. Çalışan rotasyon işlemleri
  8. Promosyon simulasyonları
  9. Müşteri profillerinin belirlenmesi
  10. Satışların müşteri profillerine göre oranlanması
  11. Fiyat aralıklarına göre satışlar
  12. Müşteri memnuniyet programları. (plaka ve ya royality card ile en çok gelen müşterilerin tesbiti)

Tabi ki ilk uygulama olarak Aksa Petrol A.Ş‘ye yapmak istiyorum. Bakalım zaman bulabilirsem ne güzel olur. Bu analizleri kullanırken, Tahminlemede, Zaman Serilerini Ve Çok Katmanlı Ağları kullanmayı düşünüyorum. Profil gruplamalarında, en yakın komşu yaklaşımı ve sezgisel yöntemler kullanılabilir.

Not: Bu yazıyı 01.07.2010 tarihinde yazmışım. Aradan tam 3.5 sene geçmiş 🙂 O zamandan bu zamana yaptığım iş içerik olarak değişmedi ve ne güzel ki yaptığım işi seviyorum 🙂 Bu arada Aksa Petrol tarihin tozlu sayfalarında yerini aldı. O yüzden projelerde başka bahara kaldı 🙂

Üniversitelerle İş Birliği Projeleri (Back to School) – LC Waikiki

· Hayat ve Ben · 3 dk okuma

Üniversite, Eflatun ve Aristo’nun hiçbir politik ve dini baskı unsuru olmadan öğrencileri ile felsefi tartışma yarattıkları ortamdan esinlenerek günümüze kadar evrensel ölçekte bağımsız ve tüzel kişiliğe sahip kurumlar olarak “universitas” üniversite adını almışlardır. Üniversite felsefi tartışma ortamında akıl sürecini duygusal sürecin önüne alarak kişilerin olayları görerek ve tartışarak farkına varılabilirliğini sağlayan ortamlardır. (Wikipedia)

Üniversiteler, ülkelerin gelişmesi için vazgeçilmez kurumlardır. Askeri, finans, hizmet, sosyolojik ve daha sayamayacağımız bir çok alanda ülkeleri geleceğe taşır.
Bugün LC Waikiki Türkiye’de kendi sektöründe lider bir firmadır. Bu başarının elde edilmesi için iki unsura çok büyük yatırım yapılmıştır. İnsan ve Sistem. İnsan; bu başarıda şirketin en üst düzey yöneticilerinden, mağazadaki satış danışmanına kadar herkesin emeği vardır. Sistem; geleceğin teknolojilerini kullanarak sürdürülebilir ve kullanılabilir sistemler kurarak rakiplerimizin her zaman bir adım önünde olduk ve olmaya devam edeceğiz.

LC Waikiki olarak 2023 için bir hedefimiz var. Avrupa’nın en başarılı 3 giyim perakendecisinden biri olmak. Bunu başarmak için hepimiz buradayız ve bunun için çalışıyoruz. Mağazada ısrarla reyonları dağıtan müşterilere aldırmadan kat yapan satış danışmanı, rüyasında acaba yarın ne tasarlasam diyen tasarımcı, Pantolon Talor’u daha ucuza nasıl ürettiririm diyen buyer, bu depo bize yine küçük gelmeye başladı diyen lojistik merkez yöneticisi, kamyonundaki ürünleri mağazalara yetiştirirken ütüsü bozulmasın diye tümseklerden yavaşça geçen şöför ve sen sevgili okur… Hepimiz bu hedef için çalışıyoruz. Hepimiz bu firmayı daha ileriye götürmek, 2023 hedefini başarmak için çalışıyoruz.

Bunları yaparken gücümüzün yettiğince çalışıyoruz. Gücümüzün yetmediği yerlerde yardım almamız gerektiğini anlıyoruz.

Biz İş Analitiği ve İş Geliştirme Departmanı olarak geleceğin sistemlerini tasarlıyoruz. Sektörde bu işin en iyi nasıl yapıldığını öğreniyor ve Bu işin onlardan da daha iyi nasıl yapılacağını bulmaya çalışıyoruz. Bunları yaparken gücümüzün yetmediği durumlarla karşılaştığımız zaman bunları daha iyi yapan kişilere danışıyoruz ve yardım alıyoruz.

Uzun bir süredir üzerinde çalıştığımız ve şirketimize birçok açıdan çok büyük fayda sağlayacağını düşündüğümüz projemizi gururla açıklıyoruz. Geleceğin sistemlerinin yazılmasına ortam sağlamak için, şirketimize bilimsel ve akademik çalışmaların kazandırılması için, LC Waikiki firmasını daha iyi anlatabilmek ve ailemizin ne kadar büyük odluğunu herkese göstermek için ve LC Waikiki’nin çalışılmak için arzulanan bir şirket olmasını sağlamak için kapılarımızı üniversitelere açmayı planlıyoruz.

Üniversitelerle “Back To School” adı altında Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora öğrencilerinin bitirme tezlerine konu olacak projeler yaparak yukarıda saydığımız faydaları sağlayacağımızı düşünüyoruz.

Şu ana kadar Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Bilkent Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Fatih Üniversitesi ve Koç Üniversitesindeki öğretim üyeleri ile çeşitli toplantılar yapılmıştır.

Unutulmamalıdır ki, Bu projeler sayesinde hem öğrenciler hem üniversiteler hem LC Waikiki hem de devletimiz kazanacaktır. Aşağıda bu projelerden bazılarını bulabilirsiniz.

  1. Route Optimization
  2. Lojistik Merkez Yerleşim Projesi
  3. SKU (En alt seviye) ve Marka (En üst seviye) talep tahmini yapılması ve konsolide edilmesi
  4. Ürün yaşam Eğrilerinin Hesaplanması
  5. Mağaza kapasite ölçüm teknikleri ve yönetimi
  6. RFID Sistemlerinin Lojistik merkezde ve Mağazalarda kurulması ve fizibilite çalışması
  7. Mağazaların ürün yerleşim planının bilimsel tekniklerle belirlenmesi
  8. Mağaza personel Shiftinin belirlenmesi
  9. Kasa Kuyruk Simülasyonu
  10. Mağazalara yapılan sevkiyatın frekansının, satış kaybı ve maliyet çerçevesinde belirlenmesi
  11. Mağazalar arası transferin matematiksel modelinin kurulması ve çözülmesi

Bu sene, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Koç Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Fatih Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi ile

  1. Route Optimization
  2. SKU (En alt seviye) ve Marka (En üst seviye) talep tahmini yapılması ve konsolide edilmesi
  3. Mağazalar arası transferin matematiksel modelinin kurulması ve çözülmesi

Projelerinin bir kısmı bitti, bir kısmı devam ediyor. Öğrenciler harika zaman geçiriyoruz. Bu projenin şirketimize ve devletimize hayırlı olması dileğiyle 🙂

İşe Nasıl Girdim? LC Waikiki Maceram

· İş Hayatı · 4 dk okuma

Çok çalışıyorum, çok yoruluyorum, öldüm, bittim gibi cümleler duymayacaksınız bu yazımda. Bu yazımda şu anda çalıştığım şirkete nasıl girdiğimin hikayesini bulacaksınız.

2007 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra önümde 2 yol vardı. 1 üniversitede kalarak akademisyen olmak, 2 iş hayatına girip çalışmak. Ben ikisini birden yapmayı tercih ettim. Hem yüksek lisans yapıyor hem de çalışıyordum. Tabi bu uzun sürmedi. Zaman geçtikçe işlerin temposundan dolayı okula gidemedim ve en sonunda da kaydımı sildiler 🙂

2007 yılı benim için dönüm noktası niteliğindedir. Yeni mezun olan bir kişinin öz güveni ile caka satmaktaydım. Şirketlerin benim için sıraya girdiğini düşünür ve acaba hangisini seçmem gerektiğini bulamazdım. İlk iş görüşmemde şefkat tokatını yanağımda biraz hissetmiştim ama bunu yine hayra yormuş ve “onların kaybettiğini” söylemiştim.

Günlerden bir gün üniversiteden bir arkadaşım bana LC Waikiki adlı firmada çalışmak isteyip istemediğimi sordu. “Peh” dedim. “Bu saatten sonra mağazalarda ürün mü satacağım” ya da “Üretim ile ilgilenmiyorum” gibi çok amatörce cevaplar verdim. Arkadaşım en azından bir iş görüşmesi ayarlayabileceğini söyledi. Ben, sırada bekleyen bu şirketi de görmeliyim diyerek görüşmeye gittim. Bir iş görüşmesinde yapılmaması gerekenler listesinde ilk 5 sıradaki her şeyi yaptım diyebilirim. Salaş bir kıyafet giydim, CV’mi bile yanıma almadım ve bunun gibi garip davranışlar. Altı üstü pantolon üreten bir firma ile görüşecektim. Ne gerek vardı? Sonunda tabi görüşmeye giremedim. Çünkü arkadaşım beni uyardı ve eve gidip biraz çalışıp gelmemi istedi.

Ben o kapıdan bir defa girmiştim ve adamların üretim yapmadığını görmüştüm. Koca binada bırak üretimi depo bile yoktu. Peki bu kadar adama bu binada ne yapıyorlardı? Sanırım bu şirketi biraz daha yakından tanımam gerekiyordu. Eve gittim. İnternette kısa bir araştırma yaptım. Güzel bir kuruluş hikayesi, yüksek cirolar, pazar liderliği… O anda bir aydınlanma yaşadım. Bir şirket bunları başarabiliyorsa, demek ki arkasında çok büyük bir mimari ve operasyon olmalıdır. (Arkadaşım bu aydınlanmayı yaşamak için internete mi girmen gerekiyordu?) Bir sonraki görüşmeyi 1 hafta sonraya ayarlamıştı arkadaşım. Sadece 1 hafta. Hemen hazırlıklara başladım (Tabi tabi) İş görüşmesinde kiminle karşılaşırsam karşılaşayım onu etkilemeliydim. İnternette etkili CV diye aratmaya başladım. İlham aldığım yerler oldu. Ve sonra bir CV hazırladım. Bu CV’yi ufak kişiye özel CD’lere yazdım. Sonunda görüşme günü geldi çattı. Kimle görüşeceğimi bilmiyordum ve sormak da aklıma gelmemişti. Analayacağınız amatörlük diz boyuydu 🙂 Zamanında gelmiştim ve çok kısa bir beklemenin ardındna görüşme yapılacak odaya girdim. Odada 2 kişi vardı. Biri açık tenli hafif yapılı, diğeri esmer ve zayıfçaydı. Sonrasında bir kişi daha geldi ve 3 kişi oldular. Şansıma görüştüğümüz odada projektör vardı ve CD’mi takıp kendimi anlatmaya başladım. Gayet rahat bir tavır sergiliyordum ta ki Lisans projemi açıp anlatmamı isteyinceye kadar. Şaşırdım ama şakınlığımı gizleyerek projeyi açıp anlatmaya başladım. Tam detaylandırmadan kapatacakken, “Exponential Smoothing nedir?” sorusu geldi. Haydaaa dedim ne oluyor. Anlattım. Konuyu kapatmaya çalışırken “Regresyon Nedir? Nasıl bir uygulama yaptın?” sorusu geldi. Teknik terimlerle anlattım ve karşılıklı modelleri tartışmaya başladık. 5-10 dakikanın ardından görüşmenin bitiş zamanı gelmişti. Herkesi selamladım ve arabaya binip eve geldim. 2 hafta sonra üniversiteye E-60 ile giderken telefonum çaldı. Açtım ve görüşmenin olumlu geçtiğini ve şu maaş ile kabul edersem önümüzdeki hafta başlayacağımı söylediler. Hemen kabul ettim. İkiletmedim. Hani sırada bir sürü şirket vardı? Hani herkes beni almak için bekliyordu? Hayırlısı dedim iç sesime.
05.11.2007 tarihinde Sistem Analisti olarak işe başlamıştım. İşe ilk başladığım günü hatırlıyorum. Çalıştığım ofis Bilgi İşlem departmanın içindeydi. Ofisin içindeki Bilgi İşlem yazısı o kadar afilli gelmişti ki hayallerim gerçek olmuştu.

Dunning Kruger

İşe ilk başladığımda hala öz güvenim çok yüksekti. Her şeyi ben biliyordum ve şirketi kurtarmak için kollarımı sıvamıştım. Ama tavuğun bacağı hiç de öyle değildi. (ya da hindinin miydi) Her geçen gün şok üzerine şok yaşıyordum. “Adamlar yapmış abi“, “Vay be“, “Sisteme bak“, “Bu da mı gol değil” gibi tepkilerle her gün yeni bir şey öğreniyordum. Gün geçmiyordu ki yeni bir şey öğrenmeyeyim. Özellikle Tahmin konusunda kendimi uzman gören ben, tahminin sadece çok ufak bir kısmını bildiğimi görüyordum. Yöneticilerimin ve çalışma arkadaşlarımın hepsi ayrı bir derya idi, ne zaman bir şey sorsam cevap alıyor ve gelişimime katkı sağlıyorlardı.
Tam bir Dunning-Kruger Efect örneğiydim

Bugün LC Waikiki‘ye başlayalı neredeyse 7 sene oldu. Yüzlerce insanı tanıdım, onlarca yönetici ile çalışma fırsatım oldu. Şu anda Türkiye’nin en donanımlı 9 kişiden oluşan Analitik ekibini yönetmekteyim. LC Waikiki bugün 20 ülkede 450’nin üzerinde mağazasıyla Türkiye’nin gururu olurken, 2023’te Avrupa’nın en başarılı üç giyim perakendecisinden biri olmayı hedefliyor. Ben bu hedefi başaracağımıza inanıyorum. Çünkü LC Waikiki çalışanlarına değer veriyor, çünkü LC Waikiki müşterisine değer veriyor, ülkesini seviyor, teknolojiyi kullanıyor, inovasyondan vazgeçmiyor.
LC Waikiki! Seni seviyorum 🙂

Not: İş görüşmesindeki kişilerin kim olduğunu işe girince öğrendim. Biri Genel Müdür Yardımcısı, diğer ikisi Sistem Geliştirme Yöneticisi. Bu bilgiyi görüşme öncesinde bilseydim o kadar rahat olamazdım sanırım 🙂 Değerli Eski Yöneticilerim Osman Bey, Serkan Bey ve Cemil Bey’e selamlarımı iletiyorum. İyi ki beni işe almışsınız, iyi ki bu ailedeyim.

Uzun Bir Aradan Sonra Tekrar Merhaba

· Hayat ve Ben · 1 dk okuma

Evet, uzun zamandır yazmadığımı fark ettim. Bu yazmama olayı çeneme vurmuş durumda. Günün büyük bir bölümü konuşarak geçiriyorum. Bu sebeple bir an önce yazmalı ve çevremdeki güzel insanları rahat bırakmalıyım.
Blogu gezdim de, yarım kalmış o kadar çok yazı var ki! Hem Google’da eskisi kadar üst sıralarda da çıkmıyorum. Bu sebeple tekrar yazmaya karar verdim. Anlatacak o kadar çok şey var ki

Şimdi bir plan yapalım. Önce ben şu anda ne yapıyorum, ne durumdayım, işler nasıl gidiyor onu anlatan bir yazı yazacağım. Ardından şu anda çok keyif alarak üzerinde çalıştığımız bir proje hakkında bilgilendirme yazacağım. Sonrasında bu projedeki tecrübelerimi anlatan bir yazı daha yazacağım. Şirkette işler nasıl gidiyor, ekip ne durumda bunları da anlatmak lazım. Tabi sektörden haberlere de yer vermek lazım. Bunlardan sonra yarım kalmış yazıları tamamlamaya çalışacağım. Bu arada blog üzerinden bana ulaşan kişilere verdiğim cevaplardan yaptığım derlemeleri buraya ekleyeceğim.
Vay be. Buradan en az 15-20 tane yazı çıkar.
Evet şimdi başlayalım 🙂

Google Analytics sonuçları ve Beni nereden buluyorlar?

· İş Hayatı · 1 dk okuma

Son günlerde blog üzerinden gelen soruların artması üzerine (ki bu beni çok mutlu ediyor ve elimden geldiğince cevaplamaya çalışıyorum) google analytics sonuçlarını incelemeye karar verdim. Acaba hangi google sorgularından web site trafiği alıyorum diye. İlk 3 sıra beni şaşırtmadı.

1- iş zekası uzmanı ne yapar
2- iş zekası uzmanı
3- iş analisti

Yine ilk 10 sırada bulunan “agresif paten satın al” sorgulaması eskiden yazdığım bir yazının hala hit aldığını gösteriyordu.

Sorgulamadan bahsetmişken geçen gün başıma ilginç bir olay geldi. Dişlerimde meydana gelen bir problem için dişçime gitmiştim. Kendisi tedavi sırasında “Senden başka Sabri Suyunu var mı” diye sordu. Ben de şu anda dünya üzerindeki tek Sabri Suyunu olduğumu söyledim. Bunun üzerine kendisi geçtiğimiz günlerde Ilgaz’a gittiğini ve Ilgaz’da ne yemek yesek diye internette aratırken benim blogumu bulduğunu ve bu sayede Yeşil Ilgaz Pide Salonunda yemek yedeğini söyledi. Dünya küçük beyler ve bayanlar 🙂 “Ilgaz da ne yenir” sorgulaması da listemize 10. sıradan giriş yapıyor.

Şimdi gelelim şaşırtan sorgulara:
1- Kaburgamın üstüne düştüm
2- askerdeyken bayram
3- aşçılık mülakat soruları
4- diyarbakır’da sportive mağazası varmı?
5- elsi waikiki giden kendi otobüs saatler
6- halfi life sabri
7- kezban isimli doğum günü pastası
8- ördek suyu uzmani
9- şafak cart curt

Blog çiçek gibi. İlgi gösterince büyüyor, ilginizi kesince hemen soluveriyor.

Önümüzdeki yazılarda sunumumun kalan kısmını ve bu vesile ile Endüstri Mühendisliği iş imkanlarını ve aynı zamanda LC Waikiki’de iş imkanlarından bahsetme fırsatım olacak. Bunun yanında iş tanımlarına girmeye çalışacağım.
Tüm sorularınız için iletişim bölümünü kullanabilirsiniz.
Görüşmek üzere.